Neden bu branşı seçtiniz?
Birçok nedeni var aslında… Öncelikle adından etkilendim. Fakültede 3. sınıfta cerrahi stajımı yaparken karşı kliniğin kapısında plastik ve rekonstrüktif cerrahi yazıyordu, o kapıya hep bakardım, orası bana çok farklı ve gizemli gelirdi, merak ederdim. Daha sonra 5. sınıfta plastik cerrahide staj yaparken gördüğüm vakalardan ve sonuçlarından çok etkilendim… Sonra yapmaya başladığımda zor bir dal olduğunu gördüm ama hiç hayal kırıklığına uğramadım… Son yıllarda, doğuştan gelen veya sonradan olan bozuklukların giderilmesine değil de, daha çok estetik cerrahiye odaklandım. Bu alanda daha iyi olmayı ve daha fazla mutlu hasta görmeyi hedefliyorum…
Estetik cerrah olarak estetik konusundaki düşünceleriniz nelerdir? Karşılaştığınız insanlarda hangi fiziksel özellikler dikkatinizi çeker?
Ben farklılıklardan hoşlanan biriyim. Herkesin aynı şekilde elmacık kemikleri, kalkık bir burnu olması gerekmiyor. Daha çok uyuma önem veriyorum. İnsanı bütün olarak alıyorum. Görünüşünü tek başına değerlendirmiyorum. Elbette kişi görünüşünden memnun değilse bunun değişmesini istemesi doğaldır. Bazı kişilerde genel uyumu bozduğu için dikkatimi çeken bir fiziksel özellik olabiliyor. Diyelim yüzünde ona uymayan bir yer olabiliyor. ‘Burası ameliyat edilse çok güzel olur’ diye düşünebiliyorum. Diyelim incecik bir üst dudağı var, ‘burası biraz daha dolgun olsa yüzüyle daha uyumlu olacak’ diye düşünebiliyorum.
Türk kadınının estetiği hakkında neler düşünüyorsunuz?
İngiliz kadını denince belki açık renk tenli, sarışın, mavi gözlü birini düşünebiliriz. Ama Türk kadını diye ortak özellikleri olan bir tip olmadığını düşünüyorum. Dolayısıyla genelleme yapmak pek mümkün değil. Esmer de, sarışın da var. Yine de daha kalın ve esmer bir cildimiz olduğu için Kuzeyliler kadar erken yaşlanmayan bir cildimiz olduğunu söyleyebiliriz. Türk kadınlarının nispeten kısa boy ve geniş basen özellikleri de dikkat çekiyor. Bizim kadınlarımızda genel bir obezite sorunu var. Kalçalar daha geniş. Yapısal özellikler dışında, belki biraz da yemeklere dikkat etmemekten, spor yapmamaktan kaynaklanıyor. Türkiye’de estetik cerrahide burun çok ön planda. Minik ,kalkık burunlu ırklara göre bu konuda daha fazla istek var.
Hastaların estetik cerrahiden beklentileri neler oluyor?
Bazı hastalar fotoğraf getirip ‘böyle bir burun istiyorum’ diyebiliyor. Aslında hiçbir ameliyatta başkasının bir yerini esas almamak en iyisi. Elbette kişilerden gelen ‘burnumun kanatları daralsın, kemeri gitsin, küçülsün’ gibi talepleri çok gerçekçi buluyorum. Ama başka birinin burnu gibi olsun demek gerçekçi olmayabilir. Herkesin kıkırdak kalınlığı, burun derisi özellikleri, burnun çevresindeki organlarla açıları, oranları çok farklıdır. Başka birinin burnunu uygulamak gerçekçi değil.
Hasta psikolojisi açısından ameliyattan sonra nasıl değişiklikler oluyor?
Hasta estetik ameliyattan memnun olduğunda kendine güveni artıyor. Bu farkı dış görünüşünden, saç, makyaj ve giyiminden anlayabiliyorsunuz. Hatta bazen hastanın ameliyat öncesi var olan sivilceleri bile geçebiliyor. Bazıları estetik cerrahiye gelen herkesin psikolojik sorunları olduğunu iddia edebiliyor. Ben hiç böyle düşünmüyorum. Yaşlanma ile ilgili sorunlar olduğunda bence beklenmemeli.
Hastalar estetik ameliyatlarla ilgili en çok neleri merak ediyor?
Kişiler sonuçların sürekliliğini ve ileride sorun yaratıp yaratmayacağını çok merak ediyor. Bazen ‘yapılanlar beni kaç yıl gençleştirecek’ gibi sayısal bir yanıt aranabiliyor. Özellikle yaşlanmayla ilgili olarak yapılan cerrahi işlemlerde sonucun ne kadar dayanabileceğini söylemek çok zor. Herkesin yaşlanma süreci farklı. Kilo alma, hastalık geçirme, psikoloji, sigara, aşırı güneşlenme gibi faktörler sonucun süresini etkileyecektir.
Hastalara estetik cerrah seçerken nelere dikkat etmelerini önerirsiniz?
Hekimin referansları ve elbette hekimle doktor arasında kurulan güven ilişkisi çok önemli…
Dr. Gökçen ÖZKALIPÇI
Danışman ve Koç